Ana içeriğe atla

Ne Zaman, Hangi Zaman?

"Ne zaman?" sorusunu soruyor herkes. Ama hiç kimse "Hangi zaman?" diye sormuyor. Acaba sadece tek bir zaman mı var, yoksa aynı anda farklı şeylerin yaşandığı farklı zamanlar da mı var? Ya da şöyle mi diyelim: "Paralel evren" derken aslında "Paralel zaman" da demeli miyiz?"

Bence evet. Buna Schrödinger amcamız da katılıyor, her ne kadar beni tanımasa da... Kuantum teorisi aslında bir şeyin aynı anda birden fazla yerde olabilmesi üzerine kurulu...

Bu, Schrödinger denklemleri ile açıklanıyor ve kuantumun temeli... Şunu düşün: Acaba şu anda başka bir zamanda ne oluyor? Başka zamanların olması seni şaşırtabilir. Ama daha şaşırtıcı olanını ise Feynman, çift yarık deneyi hakkında bir açıklamasında söylüyor.









"Young" by Mpfiz - Yükleyenin kendi çalışması. Licensed under GFDL via Wikimedia Commons -https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Young.gif#/media/File:Young.gif
Yukarıda Young deneyi, yani Çift Yarık deneyini görebilirsin. Bu, ışığın dalga-parçacık ikililiğini açığa çıkardı. Feynman ise bunun için fotonlar her iki yarıktan da bütün olasılıkları dahil olmak üzere geçtiğini söylüyor. Ee, tabii ki de bunun Schrödinger denklemi ve Heisenberg amcamızın belirsizlik ilkesine göre engel yok önünde. Ciddi ve bilimsel bir yazı oldu... Ayrıca konular sanki birbirinden bağımsız görünüyor. Ama okuma yazman var, ki bu yazıyı okuyorsun, blogun girişindeki yazıyı oku sana zahmet. Biraz düşün başka zamanları.... Düşünmek iyidir, fazlası daha da iyidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çokbilmişlere Cevaplar Yazı Dizisi 4: Hipotezler, Kanunlar, Teoriler ve Bilim

Daha önce yazılması gereken bir yazıyı şu anda yazıyorum, sanırım ilk bununla başlasaydık çok daha iyi olacaktı, çünkü aslında bu "çokbilmiş" kendinden emin ve bilgisizliğinin farkında olmadan yorum yapan insan tipi en çok bu ve bununla bağlantılı konularda yorum yapıyor. O halde bu kavramların ne olduklarını ve gerçekte bunların bilime nasıl katkı sağladıklarını açıklayalım. Başlıktaki sırayla gidelim, ilk başta hipotezin ne olduğu ile başlayalım. Hipotez, bir probleme getirilien henüz kanıtlanmamış bilimsel çözümlerdir. Örneğin, kendimizi 1600'lü yıllarda, Isaac Newton'un yerine koyarak dünya üzerinde herhangi bir yerde serbest bırakılan cisimlerin neden yere düştüklerini düşünmek ile başlayalım. Bu benzetme tabii ki -fazlasıyla-eksiktir, fakat şu anda amacımız yalnızca hipotezin ne olduğunu anlatmak. Eğer bir cisim serbet bırakılınca düşüyorsa, o halde ona etki eden bir kuvvet olmalıdır, bunu zaten biliyoruz. O halde bir şeyin ona kuvvet uygulaması gerekiyor, bu ...

İnsan

Bir yazı daha, en son başladığımız daha üst seviye yazıların ikincisi... Bunda ne konudan bahsedeceğim:"İnsan" İnsan nedir? Klasik başlangıç sorumuz, bir şeyin ne olduğunu bilmeden onun hakkında felsefe nasıl yapabiliriz? Ya da o, zihnimizde oluşmadan onun varlığından nasıl haberdar olabiliriz? Bütün bu soruların "insan" sözcüğü ile ne ilgisi olduğunu düşünüyorsan eğer, okumaya devam et. İnsan, biyolojik bir varlık. Peki bu biyolojik varlığa neden "insan" diyoruz? "İnsan" kelimesi ne vasıflar taşıyor da biz bunu o vasıfların olduğu varlığa isim olarak veriyoruz? Eğer bunu Descartes'a sormuş olsaydınız, muhtemelen cevabı "Düşündüğünün üzerine düşünen varlık" olacaktı, ki ben de aynı fikirdeyim. O zaman "insanı insan yapan" bu şeyi biraz inceleyelim. Düşünmek nedir, onunla başlamak lazım. İnsanı insan yapan şey düşünmek ise, ve de insan bir biyolojik varlık ise biyolojik olarak ona yakın olanlarda da benzer, faka...

Neden Hiç, Nedir Hiç?

Nedir hiç? Bilmem nedir demek midir acaba? Hiç, hiçtir, olmayandır olamayan mıdır? Ne zamandır hiç peki? Hiç dediğimiz zaman zamandan bahsedebilir miyiz? Peki var olan birine göre hiçliğin tanımı nedir, ya da var mıdır? Tanımdan girelim ilk başta. Hiçlik olmayan mıdır? Olmayanın varlığından bahsedebiliyorsak bu nasıl hiç? Hiçliğin varlığı nasıldır? Hiç, hiç ise, var da var ise hiç ve var arasında ne vardır? Yokluk! Hiçlik ile yokluk farklıdır, hiçlik yokluğun olmamasıdır. Yok olan da vardır aslında ama hiç olan asla! Ama neden yine HİÇ'i irdeliyoruz yoksa? Bu bizim düşünce gücümüz, olmayan şeyi olmuş gibi kabul edebiliyoruz. Ama olmayanın olmamasına hiçlik denir, olmayanı sorgularsak hiçi sorgulamış olmayız. O zaman bu yazı niye? Hiç hakkında bu kadar az şey bilmemizin, ya da düşünmemizin nedeni de bu mu? Ama sadece varlığını düşünüyoruz, kendisini değil. Hiç sözcüğü vardır sadece, ama tanımı yokluğun yokluğudur, "senin anlayacağın biçimde yoktur." Nasıl ama yani? Y...